28 Ekim 2013 Pazartesi

Bana Hergün Sonbahar !



Ne çok sevenin varmış senin ?
Üniversitemin son yılını iple çeken ben biraz buruk,biraz mutluyum sanırım artık. Sonunda bitiyor çok şükür, istemediğim yüzler ve insanlardan kurtulmanın keyfini,sayılı günlerimin musmutluluğunu yaşıyorum sanırım. Ve çoğu hemcinsimden nefret ettiğimi şiddetle vurgulamak istiyorum canım blogum. Ki bu durum nedense sadece üniversiteye ait bir durum tabi.Neyse neyse. Her şey birikiyor kalsın bu yazıda biriken bütün şeyleri  ileri de okuyacağım ben.
Zor kararlar var artık önümde çok zor kararlar. Yeni bir hayat belki. En çok mutlu olduğumsa hep çocuklarla ilgilenebilecek olmam bu hayatta. Stajda bile hepsine ayrı bir ilgi ve sevgi duyuyorum. Hepsi ayrı bambaşka bir dünya. Önümde bir kendi kararlarım içime sinen doğru bulduğum şeyler var,hayallerim var,bir de ailem var,çevrem var ve onların kocaman beklentileri. Hayatta seçemediğimiz ikinci seçeneklerin bize neler getirebileceğini asla bilemeyeceğiz. Yaşlandığımda arkama dönüp:"keşke diğerini seçseydim" demek hiç istemiyorum be blog.Seçimlerim etrafımdakileri mutlu etse yeter gözüyle bakıyorum ama pişman olacağım biliyorum. Ailem,babam mutlu olsun kafi sanki.Saçmalıyor muyum,bilmiyorum ??
 Artık öncelik çok farklı şeyler para,markalar,şu bu falan filan. Başka türlü mutluluk yok mu ? Her şey olmasa da çok şey bunlar.Kendi seçimleriniz farklı olsa da beklentisi olan insanlar var. Anlatamadım tabi ben blog ama kafam çok karışık.Ben çok mutsuzum ve yanlış kararlarım olsun istemiyorum. NEYSE bunu bile zor yazdım. Yazım hatalarını bile düzeltemiycem. Bu tarihe şu şarkıyı da bırak istiyorum tabi. Hadi selametle...



http://www.youtube.com/watch?v=GpRWIuIyWxg&sns=tw

19 Ağustos 2013 Pazartesi

Yaz Dostum !


Uzunca yaz,her harfe,her kelimeye,cümleye hakkını vererek yaz. Uzun zamandır ne hissediyorum acaba,ne düşünüyorum,neler geçiyor içimden.? Her defasında yazacağım bir iki cümle diyorum,içime atıyorum,içimde ne çok şey birikmiş be kalpsiz çocuk.Haydi kalk gidelim bu şehirden diyen bir şarkının peşine takılıp gitmek istiyorum bu aralar. Uzaklık aslında yakınlıktan çok daha şey ifade ediyor.İşte sırf bu yüzden gitmeliyim uzaklara.Uzak olunca derinleşiyor her şey,sözlük anlamı değişiyor kelimelerin. Sonra canımızı yakıyor o kelimeler,cümleler,şarkılar.Sayfalarca yazmak istediğim,ama her zaman ki gibi sustuğum onlarca söz artık uçup gidiyor kalmıyor içimde. Eskisi gibi hissedemiyorum,hisler uçup gidiyor,şarkılar bile şarkı gibi değil sanki. Hayat makyajı akmış bir kadının yüz ifadesi gibi bu aralar. Donuk,umutsuz,gülümsemeyi unutmuş tüm kareler. Düz yolda yürümek gibi biraz. Hiç şaşırtmıyor artık,defalarca izlediğin o efsane film gibi.Ama ben ilk kez dinlediğim şarkı heyecanı,yeni tanıştığım o insan merakı. Bitter çikolata lezzeti istiyorum,anlatabiliyor muyum.?Oysa çocukluk hatta ergenlik bile bambaşkaydı be blog. Her şey doruklarındayken güzeldi. Acı bile mutluluk sebebiyken,şimdilerde acıyı hissetmeye hasret şu kalbim.Evet bu ara kendimi 30 lu yaşlarda işine gidip gelen donuk insan profilleri gibi hissediyorum.Şaşırmıyorum,üzülmüyorum,gülmüyorum. Gök kuşağına ihtiyacım var, belki biraz yağmur. Azıcık hüzün,küçük bir çocuk gülümsemesi,güzel bir şarkı,biraz sen,bir kitap,bir şiir ve yeniden karaokeye gitme isteği.Şimdilik bu kadar.

Dinleyin dostlarrrr ;

http://www.youtube.com/watch?v=_JduQRZ7XBU

5 Mayıs 2013 Pazar

Teknolojinin Hızına Yetişebilen Var mı ?



                                                                                          Uzun zamandır bu sayfayı açıp tamam yazacağım
 artık dedikten sonra,sayfaya boş boş bakıp,ardından sayfayı kapattığım gecelerin sonuncusu bu gece sanırım.Farklı bir ülkede,farklı bir kültürde,bambaşka insanlarla geçirdiğim gün sayısı altmış olmuş.İki ayı geride bırakmışım. Koca bir iki ay ne çektiğimi bir ben biliyorum :)) Her gün farklı duygularla bu defa yazacağım deyip,bir şarkı dinleyeyim,bir film izleyeyim, ee tamam ardından da depresyona girip uyuyayım dediğimden seni çok ihmal ettim blogum. Ama asla alınma günlük bile tutamıyorum artık, neyse ki konumuz bu değil .Bu konuyu yazmaya karar vereli çok olduğundan şu an kafamda toparladığım her şey uçup gitti sanırım ya da uykum var ondan böyle olsa gerek. Ihım neyse. Konuya geçeyim ben,geçtim.Uzun zamandır fotoğraf çekmeye dair var olan ilgim,şimdilerde popülaritesi daha da arttığından mıdır yoksa artık özgür ruhumu zapt edemediğimden midir bilemesem de nirvanasına ulaştı sanırım. Şimdiye kadar kendi çapındaki makinelerle idare eden ben;şimdilerde profesyonel bir makine almaya karar verdim. Babamı ikna etme sürecini güç bela atlatmama rağmen,teknolojinin hızı konusunda tıkanıp kaldım.Bu konularda oldukça bilgisiz ve ilgisiz olmamı göz ardı edersek,normal bir insanın,ki bu ben bile olsam bu hıza yetişip sürekli takip etmesi oldukça güç.Sürekli yenilenen teknoloji,gerçekten enterasan bir döngü. Ama şaka gibi bile olsa bu hızı takip etmeye çalışan ve sorduğunuzda size oldukça kitabi bilgiler veren kimselerde tuhaf ama mevcut.Herkes bir şeyler söylüyor,terimler havada uçuşuyor ve  sadece şu tepkileri veriyorum ,"o ne demek ?,bu ne işe yarıyor?,hadi ya çok iyiymiş". Gerçekten takip edilmesi gerek sanırım,ya da etrafınızda takip eden birilerinin olması şart. Hoş  ortak bir fikir yok,ben hala kimin doğrusu dahilinde karar vereceğimi bilmiyorum.Sanırım bu mevzunun cinsiyetle de alakası var,kızlar için (ki ben buna en bariz örneğim) teoride bilmek,anlamak için uğraşmak yerine,pratikte kullanmak daha temiz iş.Çünkü bütün her şey oldukça karışık ve güç ya da ben salağım da olabilir. Herkes anlarken benim bazı şeyleri anlamayamamamın mantıklı bir açıklamısı olmalı.Ayrıca şu da var sahip olduğum çoğu teknolojik aletin birçok özelliğinden bir haber bir insanım,bu çağ için uygun değilim ben sanırım ama yapıcak pek bir şey yok :))  Kafamı oldukça karıştırsa da kimin doğrusuna inanacağımı bilmesem de ben bu konuda da kalbimle hareket ediyorum. İçim neye ısındı ise benim için en iyisi o dur :) Şöyle bir bakarsın,adını duyarsın,mantığına da uyarsa,hıh işte tamamdır . Öyle

 P.s: Bu aralar çok şekerleme şarkılara sarmış durumdayım,bu tarihe not düşmek isterdim birini ileride hatırlamak için ama yazıya uygun olmaz diye vazgeçiyorum.
Hoşcakal blogum :)