30 Mayıs 2010 Pazar

Didaktik Kitaplar.!




Türevini alsana onun..


Neydi ki sinüsx'in türevi..??


cosx..ya unutma sakın..!



Tamam işte oldu ki..


Bu kadar kolay işte bak..


tanx..


cotx.. 180


360


Olmaz ki..


...


Ama bu soruda logaritmanın işi ne ki..xs


Yapamıyorumki,anlamıyorum çünkü..


Neden öyle oldu ki orası.


KuraL mı o,formül mü ne ki öyle..


Sorma boşver


Dinlemiycem ki,olmuyo işte.


"Çalışsan olur ki"..


Olur mu . ..


Niye bu kadar çok eser var ki..?


Saçma ki bu roman,ne biçim bi isim ki bu.


Bıraksanıza kendi halime.


İstemiyorum ki hiçbirinizi..sevmiyorum hem..


Her soruda farklı oluyosunuz,hep aynı kalsanız ya


Hepsi neden üstüme geliyo ki..?


Aklım başka yerlere kayıyo..


Onlarla ilgilensem ya hep olmaz mı.?


Birini tutsam öbürü bırakıyo beni zaten.


.İstemem ki böyle...


Sıfır alsam eksilmem ki..


Onlar gibi hem ben..




"Şimdilerde ezbere büyüdüğümü anladım tek düze."

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Murad-ı Münzevi

Evet sevgili blogum;şu saatte yazma gereği duydum.Yazılası birşey bu çünkü.
Saat tam 22:01 de telefonuma bir mesaj geldi.Açtım,baktım.Huyum değildir ama okıyım dedim.Tamam mevzu güzel,saçmalamıycam.Mesaj şöyle ki;

"Murad-ı Münzevi hz.diye biri varmış.Tv'de belgeseli var."

Ne,hı,hadi ya..! Ben neden duymadım ki hiç.? Sevindim ama kim olaki bu zatı muhterem,hemen araştırmak lazım dedim.Tv' de maç zımbırtısı olduğundan bakamadım.Lakin teknolojinin nimetlerinden yararlanaraktan "google" 'a yazı verdim.Aynen şunu buldum.bkz

Murad- ı münzevi:İstanbul’da medfun en büyük üç evliyadan biri. İsmi, Muhammed Murad bin Ali bin Davud Hüseyni Özbeki Buhari Keşmiri’dir. 1644 (H. 1054) yılında Buhara’da doğdu. 1719 (H. 1132)’da İstanbul’da vefat etti. Murad-ı Münzavi’nin babası Semerkand beldesinin nakib-ül-eşrafı (seyyid ve şeriflerin işleriyle ilgilenen makamda bulunan kişi) idi. Üç yaşında ayakları felç oldu. Kötürüm bir halde kaldı. Fakat ayakları sağlam olanlardan daha çok dünyayı dolaştı. Tahsil yaşına gelince, ilim, fazilet ve kemal (olgunluk) elde etmek için Keşmir’e gitti. Din ve fen ilimlerini tahsil etti. Sevenlerinin yardımıyla Kabe-i muazzamayı ve Resulullah efendimizin kabr-i şerifini ziyaret etti.Sonra Hindistan’a gitti. Akli ve nakli ilimleri maddi ve manevi kemalatı kendisinde toplayan silsile-i aliyye büyüklerinden evliyanın gözbebeği Muhammed Ma’sum Faruki hazretlerine talebe oldu. Sohbetleri ve bereketli nazarları ile kemale geldi (olgunlaştı). İcazet (diploma) aldı. Mürşid-i kamil (yetişmiş ve insanları yetiştirebilen) bir zat olarak tekrar Hicaz’a geldi. Daha sonra Bağdat, İsfehan, Buhara, Belh ve Semerkand’ı ziyaret edip hacca gitti. Hacdan sonra sıra ile, Mısır, Kahire ve Şam’a geçti. Şam’da ikamet edip evlendi. Osmanlı sultanlarından İkinci Mustafa Han kendisine Şam’da bir köy verdi. Bu köy hala onun adıyla meşhurdur. Şam ve civarı Murad-ı Münzavi’nin bereketiyle mamur oldu. Zalimler ıslah olup zulmü terketti. Murad-ı Münzavi, 1681 yılında otuz yaşındayken İstanbul’u teşrif etti. Eyüpsultan semtinde, Eyyub Sultan hazretlerinin kabr-i şerifi civarında ikamet etti. Bu arada tekrar dördüncü defa hacca gitti. Hac dönüşü Şam’a gelip beşinci defa Hicaz’a gitti. Bir müddet Mekke-i mükerremede taliplere ilim ve edep öğretti. 1708 (H.1120) yılında ikinci defa İstanbul’u şereflendirdi. Bu defa, Yavuzselim’de Bıçaklı Efendi menzilinde ikamet etti. Halk akın akın sohbetine koştu. Murad-ı Münzavi bir ara Bursa’ya gitti. Dönüşünde Eyüp’te Reisületibba Nuh Efendi yalısında kaldı. Eyüpsultan ile Edirnekapı arasında Nişancı Mustafa Paşa caddesindeki Şeyh Murad Dergahında İstanbul halkına yıllarca ilim ve edep öğretip feyz saçtı. Kerametleri her yere yayıldı. Huzuruna gelenler her ne kadar inkarcı da olsalar, mutlaka onun feyz ve bereketine kavuşur, başka bir hal kazanırlardı. 1719 (H.1132) senesi Rebi’ul-evvel ayının on ikinci günü İstanbul’da vefat eden Murad-ı Münzavi’nin cenaze namazı büyük bir kalabalık tarafından kılınıp, Edirnekapı dışındaki, Münzavi Camii karşısında Sultan Birinci Mahmud Hanın şeyhülislamlarından Ahmed Ebü’l-Hayr Efendi tarafından yaptırılan medresenin dershanesine defnedildi. Murad-ı Münzavi’nin (rahmetullahi aleyh) kabrini ziyaret edenler, orada ruhani bir zevk ve lezzet duyarlar. Murad-ı Münzavi hazretleri buyuruyor ki: Allahü teala insanın yüreğine ruh aleminden bir gönül yani kalp yerleştirmiştir. Bu gönlün; bilmek, tanımak, istemek, sevmek gibi hususiyetleri vardır. Mesela bu gönüle birbirine zıt iki şeyin sevgisi sığmaz. Bu gönüle; kendisini yaratanı bilmek, O’nu sevmek, rızasına kavuşmayı arzu etmek, Allahü tealanın rızasına kavuşmanın yolu olan Resulullah’a (sallallahü aleyhi ve sellem) her bakımdan tabi olmak, O’ndan başka her şeyden alakayı kesmek, bu geçici dünyada kalp huzuru içinde vakti Allahü tealaya ibadetle geçirmek ve Allahü tealanın rızasına muvafık şekilde konuşmak layıktır. Murad-ı Münzavi’nin eserlerinden bazıları şunlardır: 1) El-Müfredat-ül Kur’aniyye Tefsiri, 2) Silsilet-üz-Zeheb fis-Süluki vel-Edeb, 3) Risale fit-Tasavvuf.


İçimden bir yuh dedim kendime.İstanbuldaymış birde.Belki duymuşumdur hatta gitmişimdir ismi o zamanlar ilgi mi çekmemiştir.( avut kendini yine..).Ayıp yahu..! En kısa zaman detaylı araştırılmalı..!
Neyse mesajı atan arakdaşa da sevgiler.(:.Mutlu oldum,düşünmüş mesaj atmış felan filan.İncelik bence.(:

28 Mayıs 2010 Cuma

Bendeki Sen..(:


"Günah mevsimLeri gelmese,Cihan cennet Bahçesi.."






Biraz önce face'te dolaşırken Yunus abinin biz sevgili dinleyicilerine yazdığı yazıyı okudum.İçim cız etti.Konser,turne felan filan.Gitmek lazımdı.Son sanştı belki ama olmadı yine.Bu zamana kadar zordu,bundan sonra imkansız gibi.! Hoş cesaretimde yok,sevmiyorum öyle ortamları.Neyse üzücü şeylerden de bahsetmiş.Aptal yaratıklardan..! İnsan diyemiyorum onlara.Sonra susuzluktan bahsetmiş,aklımda bulunsun bi umut belki gidersem xD



Ama gidemem ki.BiLiyorum..

Üzüldüm işte,her sene böyle oluyo.Konser haberini al,umutlan,heveslen.Sonra gidenlerin ardından bak.!Erkek doğmak varmış diycem yine ama demiyorum.! neyse Allahtan yeni albüm geliyomuş,onu bir elime alırsam hemen mutlu olurum.:)

"Bendeki sen" aşırı doz bir melankoliden bahsetmiş Yunus abi yazıda.Ama isme bakılırsa derin bir aşkta var sanırsam doğal olarak.:)

Koskoca yaz tatili derinlere dalmadan geçer miydi zaten..:P

Söyliycek bişeyim yok gibi.Konserde dinlemekle pc'den cd'den,mp4'den hatta tv'den dinlemek arasında pek bir fark yoktur diye umut ederekten.Kendimi kandıraraktan ve acımı içime gömerekten susuyorum.xs

Neyse nasip kısmet meselesi bunlar.yazıyı okumak isteyen kimseler olursa işte link:http://http//www.facebook.com/notes/kolera/sagopa-kajmer-konusuyor-sahibinin-sesi-/445664481958















Not:başdaki cümle Da poet & Raziel'in "susma" adlı şarkısından alıntı bir cümle.
Ne alaka diyen olursa.Kel alaka felan, ya da alaka değil.Ya da sanane alaka işte.!

27 Mayıs 2010 Perşembe

Görme,Bakma,duymaa..!!

Allah'ım ya nasıl birgündür böyle..

Burdan sevgili ilkokul arkadaşlarıma sesleniyorum.Allah rızası için otobüste,sağda,solda,yolda beni görünce tanımamazlıktan gelin.Görmeyin, bakmayın,tınlamayın..!!!

Valla hiç, hiçççççççç alınmam,kırılmam bak ya kaç yıllık arkadaşız falan filan triplerine girmem,bilakis çok mutlu olurum..!

Ben zaten görüşmek istediklerimle görüşüyorum.Geriye kalan kimseler tanımayın beni ya!

Dört yıl olmuş zaten ne konuşcam sizle.Hayat artık tozpembe değil arkadaşım,büyüdük ne yazık ki..:(( Azıcık bişeylerin farkına varın.Zor durumda bırakmayın kimseyi.Anlayış yahu azıcık.!!


i.s-Allahım inşaallah konuşmaz. Görmemezlikten gel Seda. Dışarıyı seyret,müzik dinliyosun,Sago'ya odaklan.İner şimdi.

i.s-Allahım ben mi insem.? Yok abarttın ha.Yanımdaki koltuk dol artıık.Nolur.!!

i.S:Ohh be indi galiba,şükür.

"seda balyer" ...
i.s:yok yok yanlış duyuyosun,bakma.

Hayırrr olamazzz...!!!!

-şuna bak hiç duymuyosun ya..
-müzik dinliyodum.
-Bakmıyosunda..
-hı..(yuhh ya ne bakıcam,git başımdan.)
-sınava girdin mi.
-hı hı.(konuşmak istemiyorum anlasana..!)
-nasıl geçti.?
-ii
-neyse ben iniyorum grş..
-Allah korusun.!!
i.s:şükür..!!

Olmaz ki böyle yani olmaz valla.Çarprazda oturan amcanın bakışları gitmiyo gözümün önünden..:(
Kimbilir ne düşündü.Neyse sustum.!


Bu yazıyı okuyup kıza bak ya" vefasız şey,ayıp ayıp".diyenler olabilir.Yapcak bişey yok gibi.Ben vefasız değilim.Doğrular böyle. vS Vs....


Not:i.s=içimdeki ses.xD

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Anlar ve AnıLar..


Aslında herşey payLaşmakla başLar bazen ..Anları paylaşmakla, aynı duyguları paylaşmakla,yahut sevgiyi paylaşmakLa..

Sonrasında ise herşey gelir zamanla.Anılar gelir,"an"ların birleşimiyle mesela,sevgi gelir paylaşmanın sıcaklıgıyla sonra.


Paha biçilmez birer parça olur hepsi hayattımızda.Anlarımız, anılarımız.. Kısacası hayatımız parça parça.. Ve sonra zaman geçer..


Herşey biter akıp giden zamanla .Hepsi dağılır ,dağıtılmaya mahkum kalır yavaşca.


Anılarımı dağıtıyorum şu aralar,hatırlanmak için.Anlarımı dağıtıyorum.Kulaktan kulağa dillenip unutulmasınlar diye..


Hüzünlerimi biriktirmeye başaladım usulca..


Üzülüyorum ancak yok ki çare.Bu gece son gecem hepsiyle..:(



Hüzünüm yüzü güLsün,ahvalim suskun. . .

Ne Umdum,Ne buldum.

Aslında bu yazıyı dün gece sıcağı sıcağına yazmak istiyordum ancak çeşitli olumsuzluklar nedeniyle şimdi yazıyorum.
Geçen yazımda da belirmiştim pazar günü bizim okular arası bi program var diye.Babamdan iznimi kopardıktan sonra binbir umutla programa gittim.Program Taksimde İstanbul Kongre Merkezi Harbiye salonundaydı.:(
Birincisi düzenleniyo olmasına rağmen ilgi büyük gibiydi mutlu oldum.Sevgili hocalarımız programın 20:00'da biteceği söylenmiştiler saolsunlar.Ben de babama o şekilde iletmiştim.Salak kafam.Girişte felan insanların tuhaf bakışları 'fısfıssfıssss' konuşmalarına mağruz kaldık,işte bu yüzden sevmiyorum.Uyuz bir durumdu ama bu konuya çok değinmiycem anlayan anlamıştır.İsteyen istediğini düşünür.!
Neyse güzel bir yer bulduk ve oturduk. Her zamanki gibi takdire şayan durumlar mevcuttu,okulumu bi daha sevdim.(:
Sonra program başLadı işte.Dereceye giren okullar her zaman olduğu gibi; Fatih İstanbul,Beyoğlu,Zeytinburnu felandı.Erkek egemen bir ödüL töreni oldu tabiki de:)
Birinci olan tiyatro oyunu muhteşem bir "sosyal mesaj" veriyodu bayıldım.Erkekler egemen olmalarına karşın azınlıktaydılar salonun köşe tarafında buna rağmen,tezahuratta baya salonu inlettiler.Normalde hoşalanmam ama güzeldi be.! Kulağa güzel geliyodu.Program uzadıkça uzadı.Tv'den izlediği halde,programın bitmediğini bile bile sırf 20:00 dediğim için okulun önüne beni almaya gelen tek baba benimkisidir eminim yani:) Bu haberi aldktan sonra programın geri kalan kısmı yalan oldu.xd
Hocam gidelim diye diye herkesin kafanı ütüledim bol bol.Saolsun Emin hocam babama telefon etti de baya rahatladım gibi oldu azcık.:(
Tabi bişey kaçırdım nasip,fotoğraf makinası ipucu şifre xd^
Program 22:30 gibi bitti.Taksimden okula dönmemiz felan 23:30 oldu saat.Babamdan işiteceğim azarları düşündüm yol boyunca.Aptal telefonumunda şarjı bitmişti.:(
Ama öyle olmadı.Babam o kadar saat beklemiş olmasına ragmen gayet normaldi.Yol boyunca programdan konuştuk.Ama program benim için tam bir yalan olmuştu.:( Sonuç olarak;

"Her işte bir hayır ve her hayırda bir de şer yatılıdır."

22 Mayıs 2010 Cumartesi

GüzeL bir gün Yaşamak içiN..!


GünLerden iki gün önce, akşam saatlerinde birden telefonum titredi.Bir mesaj alındı sanırsam.bir baktım "hatican" yazıyo.Açtım" seda Lan sen inziva'nı nerden almıştın hala var mıdır?"yazıyodu."Mesajı cevapla dedim ve "d&r dı galiba yazdım.Biliyorumki "inziva"ne kadar dillendirmese da hatice için önemli.
Bulsak iydi faln dedi. Bende:"Ben sana benimkini veririm"dedim.Gerçekten fazlasıyla içimden gelerek söyledim bunu . (verilesi zor bişey sonuçta:/).Güzel şeyler bunlar ne biliyim derin şeyler,manevi,hoş şeyler işte..(:
Sonra "gerçekteeeenn mi dedi.bende kits*imi sana veririm " dedi.Ve cumartesi dershanede benim sıramda buluştuk.(: Fotoğraftan da anlaşıldığı gibi azıcık nostalji,bir tutam maneviyat,hoş sohbet felan işte. ( tabi fotoğraftan siz bunları anlıyamıysunuz ama öle).Bu arada kits* imzaLı olduğundan daha bi değerli,imza günü felan daha çok anısı var bende.cD ler yeni sahibelerini buLdu yani.Güzeldi işte..
Hatican beni anlıyo,gerçekten,"c"an" işte.( bir kişi daha var anlayan ama bu araLar soğuk..:/)
Son ders yalan söylemek zorunda kalaraktan edebiyat dersinide ektik.Pişmanım ama şartlar zorladı.Önce karnımızı doyurduk,sonra beraber alıcağımız bir kitap bakındık ama aradığımızı bulamadık.Velhasıl kelam,netice-i meran güzeL birgün idi.Mutlu oldum.
İnşallah yarında böyLe güzel geçer.Mağlum liseden,sevgili okulumdan mezun oldum lakin orada manevi birkaç kardeşcim var.Büşra*m haber etti.Pazar günü Taksimdemiydi,öyle bi yerde içte ihller arası bi ödül töreni gibimsi bişeyler var.2:30 da gidiliyomuş,babamdan henüz izin almadım.Vereceğini umut ediyorum.Güzel ortamlar oluyo,ne demişti şu kız"siteril" hıh ondan işte.İnŞallah güzel olur.Gitmek sitiyorum çok.k:)
Okudumda bi yazdıklarımı,özelimizi çok mu ifşa ediyorum yahu..? dedim kendi kendime.
Aman yabancı mı var sanki.:) sus içimdeki ses.!
"Bardak gibi kır bırak beni,ama bırakma beni"
Not:bu yazıyı okuyacağını ve bana kızacağını düşündüğüm dostum! sana uzun uzun yazıyorum herşeyi.Yakında vericeğim inş.

20 Mayıs 2010 Perşembe

SanaL mı o da ne.!.?











Ihım ıhım..Akşam akşam aklıma birşey takılıverdi .Hemen aklımdakileri yazıya geçirme fikri ile sıçradım ve geldim,burdayım.

Aklıma takılan mevzu-i bahis şudur;nedir efendim bu sanal alem ilişkileri,arkadaşlıkları hatta abartmayıp dostlukları.(yuhh demeyin öle valla.)

Şöyle ki msn,facebook,twitter gibi birçok sanal ortamda insanlar hiç mi hiç tanımadığı kişilerle neredeyse aile bağı kuracak yani.Normal ortamda bile insanlarla tanışmaktan,konuşmaktan hazetmeyen ben kişisi bile bir kimseyle arkadaş oldum.Bu kimse 'Hilal' kişisi çok da iyi anlaşıyoruz sanki.Neden böyle ki,mesela ona herşeyi anlatabiliyorum.Galiba bu yüz yüze iletişim kurmamış olmamızdan kaynaklanıyo.Değişik bir durum.Ama durumun daha değişiği şöyle gelişiyo;

-ya dün faceten bi çocukla tanıştım.Şimdi konuşuyoruz çok tatlı.
-Facete mi konuşuyosunuz.?kimmiş,neymiş.
-Yok ya telimi istedi verdim.Fotomu görmüş beğenmiş.Konuşuyoruz işte ama çokkk tatlı.
-Aff buyur.!? bunlar bi akşamda mı oldu.Sen gerçekten insan sarrafısın kızım.
-Yani ewt öyle,herkesi eklemiyomuş beni eklemiş.
-hı,hı ya yaaa evet,evet...(anlat sen dinliyorum)....

Bu tarz konuşmalara çokca rastlar oldum bu aralar.Kınamıyorum,başıma gelir.Lakin temkinli olmak lazım.Güvenmemek lazım.(hele erkeklere)
Konuşmamak lazım.Telefon numarası vermemek lazım,sakat iş.!

Ya aslında yazılası o kadar çok şey var ama kimseyi kırmakta istemiyorum.Yanlış şeyler gibi bunlar çabuk kanmasak,hemen inanmasak ahh biz kızlar:p
Birde işin kötü yanı bu illetler bağımlılık yapıyo yahu..!
Facebook hesabımı kapatıcam diyip dolanıyorum ortalarda ama faliyet yok arkadaş..!

Hep şu nefis yok mu,nefis itiliye itiliyekuyuya düşürüyo bizi herseferinde.!
Güçlü olmak lazım vesselam..!
Şu an tam anlatamadım esasen karşı olduğum şeyi.Ben insanların sosyalleşmesi,ya da iyi arkadaşlar bulması ...falan filan..üşeniyorum şu an cümleyi toparlamaya..:( boşverelim.Konuyu şöyle kapatmak gerkir ise;



Nefsin elinden kaçarken yırtılmaktır "Aşk"..ve tadını en iyi Yusuf'un gömleği bilir..!

Bu olmadı ise şöylede denilebilir;yasaklar izdivaçta,örfe ters düşenler rövaçta,tavşanLarın aklı havuçta,ne kaldı avuçta..??

HiÇ..

18 Mayıs 2010 Salı

Uyku tutar,ben kaçarım..


Gece yarısı olmasına az bir zaman dilimi kalmasına rağmen,uykum ısrarla gelmemekte.Müzik dinliyorum hafiften,önümde test kitapları açık...Hayal alemlerine dalıyorum sık sık.Birden irkiliyorum sonra,hayaller güzel ama hayat değiL.Neyse konumuzda bu değil zaten.!

Ne peki..?

Bilmem kafana göre..xP

Saçmalamak istiyorum,suç mu.? Bunaldım.Kazanamıycam şu sınavı,o aptal ortamlara girmek istiyo muyum ki zaten?

Yoo,ama çevrem,ailem...:(

Neyse bunu da geçtik.

"GörüLmez bir kaza dostum,büyümüşüm galiba" işte sorun tam da burda.Ben hep bu yaşlarda kalmak istiyorum.

Evet,kabul saçma.

Ama napıyım bu yıllar güzeL.

Hoş bu yıllarda insan azıcık mantıksız,fazlasıyla duygusal,azıcık mızmız,fazlasıyla sulugöz oluyo ama olsun.Hayat böyle de güzel.

Hıı bi de bazı arkadaşlarımı çok seviyorum.Ayrılmıyım onlardan ya.


Yaşam mı ben mi bedbahtım..? diyo kulaklarımdaki ses..

Ve beklenen şey geliyo sanırım..

Ne geliyo.?

Uykum..(:


Bi de şey vardı ya yazmadan geçemiycem "uykum gibi geLsene.." çok beğenmiştim bunu ilk duyduğumda neden bilmiyorum ki, söylenesi bi söz..

Neyse efendim bu gece ki saçmalama kotamız dolmuş bulunmakta,yarın aynı saatte... (yok bu olmadı:S.).Tamam şöyleki;


Bitti işte yazı.! nokta.İyi geceLer





[Resim yazıdan bağımsız, tamamen kendi çapında ]






17 Mayıs 2010 Pazartesi

Benim böyLe oLmamam gerekirdi..!!!




Nereden başlıyacağımı biLemiyorum yine.Sadece yazmak istiyorum,yazasım var işte.Dünden bugüne biraz daha ders çalışmaya başLadım gibi şükür.Ama abuk sabuk istekler geLmeye başladı."Hopp arkadaşş.! sınavın var senin" diyo içimdeki ses ama nafile irademe hakim oLamıyorum.Yeni blog keşifLerine çıktım bu araLar,blogLarı izleyip izleyip kaçıyorum..xd


Bazılarına takıLıp kalıyorum.Abartısız bütün yazıLarını okuduğum bloglar var yani.Çok güzeL..


Değişik hayatLar, sizinLe aynı duyguLarı payLaşan kimselerin olduğunu görmek, insanı mutLu ediyo.


Bu arada hala çok büyük hatalar yapmaktayım.Kendime hakim olamıyorum.:( Yaptığım yanlış,farkındayım ama olmuyo işte..:( Bahaneler buluyo,kılıf uyduruyorum hatalarıma.Dün dershaneden bi kız kafaya sıramı koymuş uyumaya çalışırken,"hayat sınavın kötü geçiyo galiba.?


" dedi.


GüLümsedim,hoşuma gitti..:)


Şu aralar birde sevgiLi muhabbetleri sardı etrafımı.KulakLrımı tıkıyorum duymamak için ama nafile...(




"Şimdiki gençler galiba gizLi kalması gerkeni açık ettikleri için ( ne ayıp.!) ve sevgililerinin adını dillendirmekLe kalmayıp aradaki macerayı da başkaLarıyla paylaştıkları için aşkın gülümseyişlerini ve zenginliğini ıskalıyorlar...Çünkü sırlara hükmetmek ayrıcaLık ve olgunluktur.." İskender PALA/ Kitab-ı Aşk




Bunu onlara bi anlatabilsem.:(


Aşk yok artık..ama kimse farkında değil bunun,kaptırıyo kendini süslü bir kimseye..!


Bazen bana da oluyo,sonra toparlıyorum şükür!


Bu yazı amacından sapmadan bitirmek lazım."Hata ve yanlışlarım çırılçıplak,o kadar utanç verici ki..benim böyle olmamam gerekirdi.." Bu söz içimi çok acıtmakta.










Dinlenesi bir şarkı:Şanışer-Selis..


Çok sevmem ama bu şarkı baya güzeL ,şiddetle tavsiye ediyorum.


16 Mayıs 2010 Pazar

GeLdi Bahar AylaRı..


Lys sınavına son 30 gün kaLa durumum vahim..!

Bahar aylarıyla birlikte iyice saLmış durumdayım.Ders çalışmak şöyLe dursun,kitap kapağı dair açmıyorum.Dershaneye gidiyorum ama yok arkadaş,ders dinlemek istemiyorum ki.İki haftada bir Hacerle derslerde "cafcaf" keyfi yapıyoruz.(: Dershanenin belki de en güzel tarafı.Hoş,hocaların triplerine maruz kalıyoruz ama alıştık artık.

Sınıfımı ve dershane mi dönem bitmesine rağmen hala sevemedim.İŞte bi hacer var öle konuşmaktan haz aldığım.(: Cafcaftı,yeni kitaplardı,Hamzaydı,ders çalışmamaktı derken birgünü Hacerle geçiriyoruz xD.

Bitsin artk Allah'ım,kurtulalım..Tuhaf insanlardan ve derslerden..

Kazansam ya şu sınavı "Konya" hayallerimin hayali şehrime kavuşsam,şöyle piskolojimi okusam ohhh süper valLa.Tabi edebiyat okuyamasamda,sevgim sonsuzz..

ÇaLışmam lazım ya hadi hayırLısı..

Şu sınav bi bitsin sevgili blogum sana da bi çeki düzen vereceğim..xD


Not:sordum soruşturdum Beyoğlu iHL hayal ya neyse..:(