30 Eylül 2009 Çarşamba

Imm..şe..şeyy,hı.??



-Şe..Şeyy hocam.

-Hocam ,hocam "X" hocayı gördünüz mü ya..??

-Yok bilmiyorum.( başından savma)

-Ya kusura bakma böldüm sizide.

-Ha, yoo şe..şeyy önemli değil.

(Hoca gider ben kalır.)

-Hocam, hocam ya arkadaş size bişey dicekti,ben böldüm.(:

( Hoca geri döner,ben şaşırır kalırım hı, ha.? nasıl yani.? )

Aklım başka yerde hocayla konuşulur,kelimler boşluktalar sanki,saşkınım,mutluyum ya hani.(:

Sınıfa dönülür,artık çevrimdışı bir şekilde dersler dinlenir mi bilinmez.Nasıl bir halet-i ruhiyedir bu anlatılmaz yaşanır.xDŞaşkın mı denir, içi içine sığmaz mı,mutlu mu bilinmez ,şaçma saçma konuşulur bütün gün saf saf bakılır etrafa.Hani derler ya "Leyla gibi" ha ,işte tam öyle..



Hele birde ikinci hamle gelmez mi,nolcak şimdi..??

Oldu mu yani..??


Bilmem ki ne desem,karmaşık şeyler içinde karmakarışık karalıyorum işte asdas..xD

-Imm o hala hukuk mu istiyo..??

-Şeyy ee..evet yani evt

-Hımm.(:


Güzel birgün mü nedir..??

Yanlış şeyler mi yaşanan bilinmez..!!
Gerekir ise özetlemek;

"Sen karşıdan hızla gel,çarpışalım eskaza."


29 Eylül 2009 Salı

Fazlalık mıyım Ne.??




Bazen ailemi (babcığımı) çok sevdiğim herşeyi onlar için yaptığım zamanlar oluyor.Onlar için çalışmak,emekleri varya hani,onları mutlu etmek çok istiyorum.Ama sadece bazen oluyo bu.Genellilkle ise kendimi ailemde bir fazlalık olarak görüyorum,ait değilim sanki bu aileye fazlalığım işte.! Bu iki gündür daha bi taktım bu fazlalık mevzuna, hani sinirlenince insan ne konuştuğunu bilmez ya, ya da aslında içinden geleni söyler.İşte annemde öyle bişey söyledi ki birkez daha anladım fazlalalık olduğumu.


Belki de abarttım yani,Şeydaya anlattım saçmalama ... diyo.Bilmiyorum.Büyümeye başlayınca hissettim bunu.Evin en küçük üyesiyim, benden büyükler hayatını kurmuş ne güzel yaşıyolar ,bense bilmiyorum işte.


Tamam ailem benim için herşeyi yapıyo,nankörlük etmiyorum ama istedikleri için mi mecburiyetten mi yapıyorlar düşünmeden edemiyorum. Anlıyorsun di mi beni blog.??


Ama az kaldı şu üniversiteyi bir kazanıyım hayırlısıyla kurtulucam belki,belki de pişman olucam ama herşey başka olcucak..!!


Allahtan ki dost diye bileceğim kimseler var ve yanımdalar, seviyorum onları çok.Ailemi de seviyorum aslında, ama bu aralar değil.


Herşey daha güzel olucak inşallah.Evde küçük olunların hep çok sanşlı olduğu düşünülür ya işte en büyük yalan bu..! Keşke hiç doğmasaydım,ya da fazlalık olmasaydım.İsyan değil bu blog,anla beni,bari sen anla..:((

26 Eylül 2009 Cumartesi

Es-Es


Eylül aynının başlamasıyla birlikte yeni sezon da başladı.Ve birçok kanalda aynı içerikli, zengin çocuk fakir kız ya da klasik eğlenceli lise yılları,hırsız-polis kovalamacalarından oluşan birçok dizi start aldı.Dizi izlemekten pek hoşlanmayan ben,hele ki bu sene hiç hoşlanmamam gerekirken birkaç diziyi izlemeye başladım.İşte bu dizilerin başında "Es Es" gelmekte.Dizinin beni çezbetmesindeki önemli etkenleri sıralamak gerekirse ilk olarak dizin müziği;tek kelimeyle muhteşem, oyuncuları ve içeriği şimdilik süper.Umarım ilerleyen bölümlerde reyting uğuruna güzelim diziyi harcamazlar.Herkese izlemesini şiddetle tavsiye ederim.

Arada bir gerçekten kaliteli ve güzel şeyler olabiliyor televizyonda.Tabi bazı kanallarda sürekli çok süper şeyler oluyo,onlara sözüm yok.!

Evet dizinin başlamasına dakikalar kaldı.Gitsem iyi olucak herkese iyi seyirler.(:

SalıN hepsini üstüme gelsinler.
Teker teker karşıma çıksınlar
Güçleri yeterse beni yıksınlar.!
başım dik anlım açıkken ben bu alemde kendimi tek geçerim..!!
Es Es nam-ı diğer Eskişehir.

24 Eylül 2009 Perşembe

Üzgünümdür hayli vesselam..!


Sona geldim.

Bitti herşey. Koskoca üç sene göz açıp kapayıncaya kadar geçti.Ve eminim bu sene de öyle su gibi akıp gidicek farkına varmadan.

Aslında bi son değil,gerçekten yeni bir başlangıç olucak bu seneden sonra.Tabi olamayabilirde.:(


Yeni bir seneye başladık,yepyeni bir eğitim öğretim yılı işte.Ama olmuyo hep bir burukluk,hep bir hüzün hakim her yere.Üzgünüm,üzgünüz belli edemesekte.Zamanı durdurmak,sarıp başa dönmek, belki bazı şeyleri değiştirmek,belki de doya doya yeniden yaşamk istiyor(uz)um o yılları.

Lise ne güzel şeymiş böyle...Ne güzel yıllarmış geçirdiklerimiz.İlk arkadaşlıklar,paylaşmalar,kardeşlikler.Geri dönmesi imkansız,hatırlandıkça gülümseten üç koca yıl.Bazen sıkılarak giderdim okula,bazen nefret ederdim hocalardan,sınıftan.Ama olsun kişiliğni bir türlü çözemediğim birçok hocayı,abuk sabuk tipleri,yazılı heyecanlarını herşeyi çok özliycem.Henüz ayrılmadım okuldan evet,bir senem daha var.Ama artık kendimi buralara ait hissetmiyorum. Arkama bakmadan uzaklaşmak istiyorum.Belki de kızgınlıktan üzüntüden sürekli sitem ediyorum .Neden, acı tatlı yıllarımı geçirdiğim,farkında olmadan sevdiğim ait olduğum okulumdan,sıramdan,arkadaşlarımdan ayrılmak zorundayım ya da neden bu kadar tutkuyla bağlandığım lise yıllarım beni acımadan ortada bırakıyor??.:(


İnanmıyorum, lise bitince herşeyin eskisi gibi olacağına, içimi en çok bu acıtıyo.Kendimi de biliyorum belki de ben ihanet edecim birçok güzelliğe,unutucam herşeyi.Yeni gelince eskiyi bırakıcam geçmişte.Mız mız çocuklar gibi hissediyorum kendimi.Günlerce ağlamak istiyorum yitirdğim,kıymetini bilmediğim güzelim yıllara.


Nefretle süzüyorum okulun yeni sakinlerini.Hepsi birer düşman gibi geliyor gözüme.Benim olan şeyler şimdi onların olucak,haksızlık değil mi bu..?? Birkaç ay sonra gidince biz uzaklara,onlar sahip olucak bizim olanlara.Aynı haksızlığı bende yaptım bir zamanlar farkındayım.Ama hasssasım bu aralar,üzgünüm,bitkinim,kırgınım belki.Ayrılığı bekliyorum,belki abartıyorum,bilmiyorum.İçim acıyo,çok üzülüyorum.:(:(

22 Eylül 2009 Salı

Eskidendi,eskidendi ahh eskideN..



"Eski"...ne kadar itici bir kelime olarak gelir kulağa..Eski ,yeni gelince değerini yitirmiş,önemsenmeyen,köşeye atılmış, unutulmuş herşey.Kimi zaman bir kıyafettir eskiyen eski olan,kimi zaman anılar,dostlar...



"Eski" kelimesi ne kadar itici gelsede kulağa,aslında bambaşkadır eski.Yani gözlemlerime göre.Mesela; Ramazan geldiğinde çoğu kimseden hep şu cümleyi duyarız:"ahh nerede o eski ramazanlar" bu hep böyledir.Eski ramazanlar,eski bayramlar,eski dostlar,eski şarkılar,eski filmler...böyle sürüp gider.Eskiler güzeldir.Eski olduğu,geri dönülemiyeceği için mi yoksa kıymeti bilinmediği için mi böyledir henüz anlaymadım.Yani eskiden herşey güllük gülistanlık felan mıydı..?? Ya da herkes mutlu,herkes zengin,herkes istediğini yapabiliyo muydu..?? Eskiden bayramlarda,ramazanlarda çok farklı şeyler mi yapılıyodu.?? Bildiğin bayram işte,akraba ziyaretleri,bayram şekeri vs. Çok merak ediyorum.Ne var bu eski bayramlarda,dostlarda,şarkılarda,türkülerde...



Ben sanmıyorum yaşlanınca böyle cümleler kuracağımı.Şimdi neyse üç beş,beş on sene sonrada aynıdır.Yani heralde öyledir.Yıllar sonra görücem bunu.Kısacası bıktım artık eski muhabbeti dinleyip,ah çekmekten.! Tamam kabul eskiler belki çok güzel olabilir ama bu yıllarda fena sayılmaz yani xD
Belkide yanılıyorumdur eskiler başkadır bambaşka. Eski insanlar,arkadaşlıklar dostluklar,bayramlar,ramazanlar kısacası eski olan herşey güzeldir, eskiden.
hani herkes arkadaş
hani oyunlar sürerken
kimse bize ihanet etmemiş
biz kimseyi aldatmamışken
hani biz kimseye küsmemiş
hani hiç kimse ölmemişken
Eskidendi,çok eskiden
hani herkes arkadaş
hani oyunlar sürerken
hani çerçeveler boş
hani körkütük sarhoş gençliğimizden
hani şakılar bizi henüz bu kadar içitmezken
Eskidendi,eskidendi ah eskiden..
Sezen AKSU




19 Eylül 2009 Cumartesi

Geldim,döndüm,burdayım

Ohhhhhh ya.
Derin bir "oh" çekdikten sonra başlamak istemedim yazmaya.Çok uzun zaman sonra sanal dünyama kavuştum,mutluyum.Tamı tamına on altı gündür blog,msn,sözlük yüzü gördüğüm yoktu valla.:( Şöyle anlatmak gerkir ise; efendim, bundan çok çok zaman önceydi.Her zamanki gibi bilgisayarımı açmak için gerkli düğmeler başmış,beklemekteydim.Bekledim,bekledim,bekledim.Evt,farketmiştim çok fazla beklemiştim ters giden birşeyler vardı,bilgisayarım çökmüştü.Oysa ben o gün ne umutlarla,ne hayallerle açmıştım bilgisayarımı.Boynu bükük, zavallı bir sokak kedisi gibi çaresiz, pc'yi kapatıp odaya geri döndüm.Babam hemen anlamıştı bilgisayarda bir problem olduğunu ve alaylı bir şekilde sorular yönelterek beni ezdikçe ezdi.:p "Böylesi daha iyi olmuş, zaten başından kalkmıyodun,artık daha iyi ders çalışırsın" dedi.Yani asıl söylemek istediği boşuna uğraşma,üzgün numarası yapma bilgisayarı yaptırmamdı.Neyse işte onaltı günün sonunda dün akşam kendisini ikna edbildim ve bugün pc'yi yaptırdı saolsun.Bende hemen sanal dünyama daldım.Ne biliyim yine koay mutlu oldum galiba ya.(: Sonra düşündüm, koskoca on altı gün geçmiş bir sürü şey olmuştur hepsini yazarım artık bloğuma diye.Ama acı gerçekle karşı kaşıya geldim.On altı gün boyunca ben hiç birşey yapmamışım.Koca bir hiç yani.:( Dershaneye git,eve gel,ders çalış,test çöz,uyu,kalk...vs.bunun dışında birkaç yeni akadaş,yeni insanlar( deişik kişilikler,hayatlar,dertler).Ve bir kez daha anladım ki; insanların hayatlarını,sorunlarını dinlemeyi çok seviyorum ya,böyle çok zevk alıyorum ne biliyim manyak mıyım ne..?? içimdeki "Güzin Ablaya" hakim olamıyorum bnde anlamadım.Karar verdim piskoloji,PDR felan okuyabilirim ya ,hiç fena olmaz.Belki de bu yüzden yeni bloglara haytlara bu kadar meraklıyım.Neyse artık eskisi kadar olmasada,mağlum "öss mağduruyuz"ya buralardayım.Yine basit mutluluklar için mutluyum.Sanal dünyama kavuştum,darısı tüm sevipte kavuşamayanların başına:P:P
"İçindeki korkak çoçuğu ileri doğru itekle"
Bilmiyorum neden yazdım ama bu ara boş bulduğum her yere bu şarkı sözünü yazmaktayım.Nedendir bilinmez bu aralar bu söz içimi öyle bir acıtıyo ki anlatamam. Benim içimdeki korkak çocuk o kadar derinlerdeki ne kadar itiklersem itikleyeyim ortaya çıkmıyo.Çünkü o, korkak,çekingen ve hatta belkide zavallı..:(:(

2 Eylül 2009 Çarşamba

Mutluluk öldü açlıktan edildi mağlup..







Yaşamak güzel şey...
Yanındaysa en sevdiklerin,mutluysan hep.
Masumiyet,samimiyet varsa hayatında
Yaşamak güzel şey..


Seven birileri varsa seni,sevebiliyosan birilerini
Özlüyorsan,bekliyosan,acı çekebiliyosan
Gitmek isteyipte gidemiyosan uzaklara
İşte o anları yaşamak güzel şey.


Ağlıyabiliyosan sık sık ve samimiyse gözyaşların
Birileri için üzülebiliyorsan,ağlıyorsan
Yalnızken bile varsa yanında birileri
Mutlu ol..!! Gülümse
O anları yaşamak,yaşamak güzel şey..

Bir ailen varsa yanında koruyan,kollayan
Uyandıran varsa sabahları uykundan
İlk görüşte aşık olabiliyosan..
Mutlu ol,mutlu et..!
Yaşamak güzel şey.

Herşey kötü gidiyorsa hayatında.
Umutsuz ve mutsuzsan hep.
Yine de Polyannacılık oynuyabiliyorsan kendi kendine,
Mutlu ol,mutlu et..!!
Sıcacık gülümse..
Çünkü hala umuduan var bu hayatta demektir.(:


Bugün çizgifilm,çizgifilm dolaşırken ( küçük bir misafirimiz varda o yüzden yoksa artık izlemiyorum yani..:p) bir kanalda "polyanna"ya rastladım.Başladım izlemeye,tabi bizim ufaklığa pek çezbedici gelmedi.Bilmiyo daha Polyanna'nın nasıl bir zat-ı muhterem olduğunu.Çok etkilendim sanırım ve böyle bişey yazasım geldi.Düşündümde( evet sık sık yaparım bunu.) acaba Polyanna basit bir çizgifilm karakteri mi, yoksa koca bir efsane mi ..? Böyle gün içinde alaylı cümlelerde kullanırız ya "bırak şu polyannacılığı ya.."vs. acaba bize sıradan geldiği ya da ne biliyim çocukça geldiği için midir bilinmez hep polyannacılığı basit bir şey gibi yansıtırız.Belki de onu hep kıskandığımızdan,içten içe onun gibi olmak istemmizden kaynaklanıyordur bu,ha ne dersiniz..?? Ben itiraf ediyim,bugün bir kez daha anladım,Polyanna olmak isterdim şu hayatta..Bir çizgifilm efsanesini kıskanıyorum sanırım ,hemde çok.
Düşecek gibi oluyorum bir ara,yalnızım ya yok tutunacak dalım;)
(:(: