29 Ağustos 2009 Cumartesi

Taş Dibe Düşmezz..!!


...Simsiyah,gece karası gözlere tutuklu kalmıştı öylece..Gözlerini ayıramıyordu gece karası iki çift zeytin gözden.Uzun uzun baktı öylece,o karanlıkta kaybolana,kendini kaybedene kadar.Nasıl bir yüz,nasıl gözlerdi böyle anlayamıyordu.Yüzünde donuk bir ifade olmasına rağmen, her an gülümsemeye meyilli dudakları;çatlamış ve birbirine yapışmıştı sıkıca.O gözlere bakmak istedi saatlerce,günlerce..

O birbirine kenetlenmiş dudaklardan,bir kelime duymak,sesini işitmek istedi bu güzelliğin.

...Sonra kıpırdadığını farketti,şaşırmıştı.Aslında yersiz bir şaşırmaydı bu çünkü o simsiyah gözlerin sahibi de insandı,tıpkı kendisi gibi.Ayağı kalkıp,uzaklaştığını farketti.Gidiyordu.Onu ilk ve son kez görecek olma ihtimali içini acıttı.Tarifsiz bir sızı hissetti kalbinde.Gidiyordu,belki de bir daha göremeyecekti bu güzelliği.Ayağa fırladı ve sürüklenmeye başladı o güzelliğin peşinden,sanki ayakları ondan bağımsız ilerliyordu.

...Kendinden emin ama yine de ürkek bir havası vardı bu tarifsiz güzelliğin.Artık kendine hakim olamıyordu.Ona dokunmak,sımsıkı tutmak,siyah gözlerine sonsuza dek bakmak istiyordu.Adımları hızlandı,dokunsa tutacaktı artık onu..Elini uzattı,gözlerini kapadı,sakinleşmeye çalıştı,tam dokunacaktı ki isimsiz ve tarifsiz güzel yok olmuşşşşşş..=) Çünkü aşık olduğu,kendini kaptırdığı bir insan değil,aslında insan ama bu kimse onun insan oluşuna değil,gözlerine yüzüne,aşık olmuş napalım kader kısmet...(: Aslında daha açıklayıcı anlatmak isterdim de ortam müsait değil yani xD


Şöyle Kolera'nın bir sözüyle özetlemek gerekir ise;




Ah bu devirde dost bize düşman oğlum olsun varsın
Herkes olacak bir gün pişman oğlum ama olacak çok geç
Hangi güzel yüz toprak olmadı oğlum,bir bilselerdi..
Hangi ceylan gözlü yere akmadı oğlum,hamdım oldum




Neyse saçmalımıyım daha fazla, bişeye daha temas ettikten sonra bitiricem yazımı.Malum ramazan ayındayız ama bişey farkettim,ben blogumda ramazana hiç değinmemişim yaa..Çok kızdım kendime,herkese hayırlı ramazanlar.Hadi selametle..

27 Ağustos 2009 Perşembe

Manşet..


Gelicek misin.. Seni sabırla beklediğim bu şehir'e birgün..???

Bulucak mısın onca kalabalık içinde beni..??

Başka mı olucaksın herkesten,yoksa benim olacağın için mi başka geliceksin bana..

Herşeyden vazgeçmek saçma gelirdi ya bana,senle herşeyden vazgeçebilecek miyim acaba..??

Benden başkasını görecek mi gözlerin,ya da benim gözlerim senden başkasını.

Belki de ilk kez bu kadar mantıklı gelicek bana"uğurunda ölünebilecek bir sevgili"cümlesi..

Tek mutluluk sen,tek pişmanlık sensiz geçen günler olucak..

Gözlerine bakınca içim titriycek,yüzünü gördüğüm an tarifsiz duygular kaplıycak içimi..

Geçmek bilmiyen saatler,senin yanında su misale akıp geçicek...

Mutlu olmak imkansız derken,tek bir kelimen,ismimi söyleyişin ya da içten gülümseyişin...Beni başka alemlere götürücekk..

Sen başka olucaksın benim için bambaşka belki de..

Sonra aylar geçicekk beraber

Arkasından yıllar..

Artık heyecan kalmıycak belki ya da seninle sonsuzluk...

Derin düşünceler kaplıyacak beynimi..

Mutluluk olucak yine,sevgi olucak..

Belki biraz eksilicek,belki artıcak..

Sonra birgün başka bakıcam gözlerine ve anlıycam belki;

Seni..

Seni ne kadar sevdiğimi..


Senin herkesten başka değil,herkes gibi olduğunu..


Leyla'nın Mecnu'nun bu dünya ya uzak..

Senin abartılmış bi tuzak olduğunu

Benimse..???

ne desem boş..!!! Acınılası bir insan olduğumu..

Geç olsada anlıyacağımı ümit ediyorum...























26 Ağustos 2009 Çarşamba

08:25


Allah'ım bir insan saf olurda,bunu bu kadar mı belli eder ya...? Kimseye bi sözüm yok.! Bu cümlede geçen "saf" ben oluyorum yani.Nerden çıktı bu saflık diye sorulacak olursa,zaten sorulmasada yazıcam bişey farketmez.Şöyle ki ;her sabah otobüsü kaçırmakta üzerime yoktur,bu sabahta aynen öyle oldu.Aslında tam olarak kaçırmadım yani kendi özgür irademle binmek istemedim.Sabah uyandım,hazırlandım,kulaklıklarımı taktım( toplu taşıma araçlarında müzik dinlemek en büyük zevklerimden xD) yahut annemin tabiriyle,kulaklarımı tıkadım.Durağa doğru ilerlemeye başladım ve ben durağa geldim,otobüs geldi.Ama oturacak yer olmadığı için binmedim tabi.Yanlış anlaşılmasın ellerim doluydu o yüzden,yoksa ayakta giderim sorun olmaz yani..! Neyse otobüse binmedim,münibüse binerim diye düşündüm.Otobüs,bir güzel geçip uzaklaştı önümden,öylece baktım arkasından sap sap:P

Neyse ki çok beklemedim,5 dakika geçti geçmedi bir tane münibüs geldi(:

Hiç mırın kırın etmeden bindim.Parayı uzattım.Etrafta olup bitenleri,sağım,solum,önüm,arkam farketmez kısacası etrafımdakilerin konuşmalarını rahatça dinleyebilmek için,müzik sesini azalttım.Çok duyarlı bir münibüs şoförüne rast gelmiştim.Münibüse binen, hamile bir abla için yolculardan yer vermelerini rica etti.İçten içe tebrik ettim kendisini.(:

Sonra az gittik,uz gittik son durağa geldik ve münibüsten indim.Her zaman ki gibi derse geç kaldığım için sağa-sola bakmadan,koşar adımlarla ilerlemeye başladım.Tabi karşıdan karşıya geçeceğim yerde frenlemek zorunda kaldım kendimi.İnmiş olduğum münibüs geçicek, arkasından bir sürü araba geçicek, sonra ben karşıya geçicem..:(Uflayıp puflarken gözüm arkadaki otobüse takıldı, otobüsteki yeşil tişörtlü bir çocuga boş boş bakıyorum öyle..Ama nedense arabalar hiç ilerlemiyo,bir terslik var sanki.Kulağıma da derinden"yol veriyo..é bilmem ne gibi sesler geliyo,tam hatırlayamıyorum.Otobüsdeki yeşil tişörtlü çocuğa boş boş bakmayı bırakıp,yola döndüğümde ne göriyim.Münibüs şoförü abi durmuş,bana yol vermiş, geçmemi beklio.(kendisini saygıyla anıyorum) bu kadar uzun anlattım ama bu dakikalık bi hadise tabiki.Göz göze geldiğimizde gülümsedim ama bi tepki vermedi,yol verdiğine vereceğine pişman ettim sanırım.Aslında basit bir olay gibi gözüksede çok taktım ya kafma ne biliyim.Bana ders oldu işte salak kafam.Bundan sonra yolda yürürken ;ne başka şeylere dalıp hayal alemlerine ucucam ne de kulaklarımı tıkıycam..!( tabi yani hayallerimin yeşil tişörtlü çocukla alkası yok,o sıradan bir obje yanlış anlaşılmasın..) Bugün böylece dersimi aldım,iyi oldu ya.xD Yarın sabah bekliyip,aynı münibüse binicem bakalım..(:(:..???


DİPNOT:Resmin yazı ile uzaktan yakından bir bağlantısı yoktur.!(:

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Birileri..


Evet,"birileri" şu hep mutlu olan,ama sizin hayatınızı mahveden birileri.Bazen dershanede yanınızda oturan ve kolejde okuduğunu bastıra bastıra vurgulayan,kendini bi halt sanan birileri..Ama nedense yapılan sınavda aynı sınıfa düştüğüm beyni boş,kendini bi halt sanan birileri.. Dersle alakası olmamayı bi halt sanan ve sizi uyuz eden birileri.. Ya da şu kritik senede sınava hazırlandığınız anda duygularınızı ve geleceğinizi altüst eden birileri..Otobüse bindiğinizde sizi rahatsız eden,bağıra bağıra konuşan birileri..Sırf arkadaş edinmek için yalakalık yapan birileri..En yakın arkadaşınız olmalarına rağmen ,hareketleriyle uyuz eden, hayatınızı çekilmez yapan birileri..Yüzünü görmeyi dahi istemediğimiz, sürekli sahte gülücükler atan birileri..Her sabah karşılaşmamak için yolunuzu değiştirdiğiniz,msn de selam vermesin diye engellediğiniz birileri..( hoş niye ekledin o zaman diye sorarlar adama ama neyse)


İşte bu saydığım ve bir o kadar da sayabileceğim "birileri" hayatımızı mahvediyo ve mahvetmekte.! Ama ben buna izin vermiycem ve değer verdiğim, beni anlayan ve benim gibi olan nasıl tanımlıyabileceğimi henüz kestiremediğim,kimse(ler) inde hayatının mahvolmaması için uğraşıcam.:( "Birileri" nin hayatımızı mahvetmesine izin vermeyelim..!!
Bu kim olursa olsun,tabi başkalarının hayatını da mahvetmemeye özen gösterelim.


Gelelim diğer ^^birileri^ne işte bu birileri ise kelimeleri kifayetsiz bırakan birileri..Hayatımıza girmelerine izin vermekten çekinmemiz gereken,her zaman bizim iyilğimizi düşünene birileri..Hatta abartmıyorum bazılarının yüzüne bakınca dahi anlaşılıyo bu;o kadar masum, o kadar güzel bir ifade varki yüzlerinde, anlatamıyacağım birileri..Ya da konuştukça mutlu olduğumuz,bizi gülümsetebilen,onlar için herşeyi yapabileceğimiz birileri.. Sıcacık gülümseyişleri,söylediklerinin içtenliğiyle bizi mest birileri..Her zaman hayatımızda yer almasını istediğimiz birileri..

Bu yazıyı yazdım ama ben hangi "birileri"yim bilmiyorum yane.xD Ama hayatımda güzel birilerini istiyorum..(:

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Hepsi Hepsi Hayat Nasıl Olsa..


Nedendir bilmem ama bilgisayarı açtım,ne msn de kimse var ne orda ne burda.Bugün kötü bigün müdür anlaymadım.Kötülüğünü tam kestiremesemde,bildiğim tek şey var,bugün;tatilimin bitiş günüdür.:(

Artık lise son sınıf öğrencisi oldum ve bunun getirisi olarak ÖSS ve dershaneyi geçen seneye nazaran daha fazla ciddiye almak zorundayım. Yarın sınıfların belirlenmesi için dershenede bir deneme sınavı olucak.Düzey belirleme sınavı, isme bak ya..ne şimdi bu sınavda başarılı olmazsam ben seviyesiz mi olmuş olucam.Puff çokta umurumda..!! Ne kadar böyle düşünüyo olsam bile bu sınava eşşek gibi çalışmak ve başarılı olmak zorundayım.Bu böyle..Bu senemim nasıl geçeceğini az buçuk kestirebiliyorum,deneyimim var OKS den.Hoş onun sonu hüsranla bitmişti ama olsun.Yakında, çok yakın bir zamanda bilgisayar yasağına maruz kalıcağımı da hissediyorum.Bu yıl nefret edeceğim başlıca diyaloglar olucak mesela:

Anne-Baba: Yavrum bak,bu sınav senin geleceğin için çok önemli çok çalışman lazım biliyosun.Biz,bu zamana kadar sana elimizden gelen maddi manevi desteği sağladık, artık bundan sonrası senin azmine kalmış..bırak tv'yi,pc'yi,müzik dinleme bu sene nolur sanki..?? Bunların hepsi senin iyiliğin için biliosun.Sen,bir seneni vericeksin,sonra bütün yıllar senin olucak.( klasik cümle).Ama tabi kazanamazsan dünyanın sonu diil biliyosun kızım.(yersen tabi.) Ya tamam benim iyilimi düşünüyolar,biliyorum onları çok seviyorum ama klasik nasihatlardan nefret ediyorum!!

( Akaraba ziyaretleri ben gitmesem bile onlar gelir mutlaka)

x kişisi-eee sınava da az kaldı,nasıl gidio bakalım çalışmalar??

( Ben daha cevap vermeye yeltenmeden)

Annem-Valla kafasını kaldırğı yok,kazanıcak inşş zorladık felan ama çalışıyo artık.( Doktor,mühendis vb favori mesleklerden biri olucaktır onun kızı).

Sonra bi de deneme sınavları Allahım yaa..sözylicek bişey bulamıyorum.

Kaç net..?? Kaç net..?? Kaç.. net..?? Size ne kardeşim ya,rahat bırakın beni sınav benim ,net benim..!!

Sonar ders çalışmaya motive etmek için ; sınava tamı tamına 245 gün, 46 hafta, 3 saat ,30 dakika,25 saniye kaldı.. Yuhh yani başka işin gücün yok bunu hesaplıyosun ya..En yakın arkadaşlarınız ( dikkat çekerim dost demiyorum) arızalaşmaya başlar,çünkü artık rakipsinizidir.

Bu ve bunlar gibi birçok hadiseyle karşı karşıya kalacağım 365 gün 52 berbat haftalık bir eğitim, öğretim ve dershane yılı beni beklmektedir. Ne diyim hakkımda hayırlısı olsun.Benim gibi birçok kimse var biliyorum,hissediyorum onları Allah hepimize kolaylık versin.Zor bi yıl olcak,sonu güzel biter inşallah.



DİPNOT:"Hepsi hepsi hayat nasıl olsa" Zardanadam adlı grubun müthiş ötesi süper şarkısıdır.Herkese tavsiye ederim.Başlık bulamadım idare edin(:

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Giderken Bana Bir Şeyler Söyle




Her sabahki gibi uyanmışsındır tatlı uykundan,kafanda tasarlamaya başlamışsındır o andan itaberen, gün içinde yapıcaklarını.Kahvaltını yaparsın apar topar her günki gibi ve her günki gibi çıkarsın kapıdan geri döneceğini bilerek.Gün her günki gibi aydındır yine ve yavaş adımlarla ilerlersin gideceğin yöne.Sonra aniden ne olduğunu anlamazsın, beklemediğin bir anda kesili verir nefesin,bir köşeye çekilir derinlere dalarsın .Her gün yaşadığın günlerin aynısydır oysa bugün,nerden çıkmıştır bu nefes kesilmesi..?? Hiç aklından geçer miydi bugünün, her zamankinden farksız olan bugünün, öleceğin gün olabileceği..?? Sanmam.! En azından benim için öyle,gün içinde ölüm hiç aklıma gelmiyo.Çok bariz bi çarışımla karşılaşmadığım sürece.Şimdi eğer bu yazıyı okuyan bir kimse olursa eminim şöyle diyecektir:"ya ne saçmalıyo bu,gecenin bu saatinde uykumu kaçırdı git yat uyu allasen" felan gibi.(:Bu yazıyı yazmaya beni teşvik eden şey,yaklaşık olarak yarım saat önce bitirdiğim bir kitaptır.Kitabın ismi"Giderken Bana Bir Şeyler Söyle". Öleceğim anda bu soruyla karşı karşıya kalsam ne cevap veririm diye düşündüm durdum.Sonuç..? Bilmiyorum ya giderken ne söyliyebilir ki insan;o an düşünülesi onca şey,hatırlanası onca anı varken ne söylenebilinir..? Ya zaten ölecek bi insana bu soru sorulur mu ya,olucak şey mi bu yani?? Neyse uykum da gelmeye başladı zaten.Artık öleceğim an doğaçlama bişeyler yaparım heralde xD ..İyice saçmalamaya başladım yanlış anlaşılmam inşş.Ama güzel kitap,tavsiye ederim. Hayat boş..!!




Ölüm Allah'ın emri, Ankebutta belli..!
Eline tutuşturdu Sago en güzel delili
Delilerim ve deliliğim beni bu yaşıma getirdi.
Sen köşene çekil,düşün seni neler bitirdi..??
Sagopa Kajmer






Dipnot:"Giderken Bana Bir Şeyler Söyle"adlı kitap Mustafa ULUSOY'un "İnsanın Temel Acıları Üçlemesi'nin" ikinci kitabıdır.

9 Ağustos 2009 Pazar

Gülümsetebilemek..


Aslında normalde bu saatte uyuyo olurdum ama hiç uykum yok.Ve yazmak istiyorumm.(: Aslında boş boş nette dolaşırken tabi bu arada msnim açık.Bir arkadaşım "selam" dedi.Konuşmaya başladık işte ve üzgün olduğunu ,benle konuşmanın biraz iyi gelebileceğini söledi.İşte o an yani o cümleyi okuyunca onu biraz olsun mutlu edebilmeyi,gülümsetebilmeyi o kadar çok istedim ki anlatamam.(çünkü o da şu gerçekten gerçek dostlardandı benim için) Ama yüz yüze olmadan bir kimseyi mutlu edebilmek,gülümsetebilmek ve buna emin olmak gerçekten zor gibi.Yine de bunu tüm kalbimle istemem başarabilmemin yarısı bence.


Ve sanırım bugün yani şu an bunu başardım ve çok mutluyum.Sanırım cnm dostumu gülümsetebildim birazcık, minicik , ufacık(: Hani bi de tatilde dostlar uzaklaşırya birbirini göremeyince ,aslında tam da anlatamıycam bu duyguyu gibi ama " o" anlıcaktır biliorumm.Bu konuşmadan sonra onu ve sınıfımı özlediğimi ve dostumu gerçekten sevdiğimi anladım. Aslında dostluk diye sıcacık bi duygu var bizim için ve eminim bundan sonrada olucak.Birazdan uyuyacağız ikimizde içimde ve içinde kalbimizin derinliklerinde bazı güzel duyguların kıpırtısını ve sıcaklığnı hissederek(:




İyi geceler dostum hep gülümse olmaz mı??


Bahtsız Bedevi..




Büyük bir göç var oradan oraya,kalbimden uzağa...



Kimselere anlatamayız ya bezen kendimizi,susarız ya hep hani.Sonra çekilip kenara yalnızlıktan yakınırız.Dost yok deriz,aşk yok deriz,herşey sahte deriz de dert küpüne döneriz!.. Neden böyledir ki..?? Tek tabanca sürmez mi hayat?? İlla bir dost,bir sevgili mi gereklidir?? Kimi zaman elimizden düşürmediğimiz kitaplar,sözlerinde kendimizi bulduğumuz bizi anlatan şarkılar ve hayatımıza renk katan ,bizi gerçekten mutlu eden bunca vefalı şey arasında ; kolpa bir dost ya da yalan bir aşk çok mu lazımdır..??Anlayamıyorum.Olmasa da olur gibi sanki.Birilerine kendimizi zorla sevdirmeye çalışarak,değersizin önde gideni bir kimseye değer vererek ne kazanabilir ki..??



Herşeyi zamana bırakmak en iyisi bence.Gerçek dostluğu,aşkı,sevgiyi bulana dek beklemek... Bu duyguların bizi bir yerlerde beklediği düşüncesiyle yaşamakta güzeldir elbet.Belki de haylperestliktir bu,varsın öyle olsun kaybedicek neyimiz varkine sanki.(:



Çölde serap gören masum bedevi olmak istemiyorum bu hayatta..!! ( bu aralar çöl yaşamı, bedevi ,beyeban,biraz taktımda sanırım ondan böyle bi cümle kurdum xD ) Dostlarımın,aşkımın,sevgimin sonsuz ve gerçek olmasını istiyorum ya ,çok mu şey istiyorum sanki..?? Eğer böyle olmıyacaksa varsın olmasın,çokta tınn:P "Yalnızlık güzel şey" diyenlere katılır,kendimi kandırır dururum sonsuza kadar.



Amaaaaaa bugün farkına vardım ben bahtsız bir bedevi değilim,serap da görmüyorum.Benim gerçekten gerçek dost(lar)ım var sanırım.Ve ben onları gerçekten çok seviyorum çünkü onlar gerçek.(: Kimi çocukluktan,kimi ilkokuldan, kimi liseden gerçek dostlar.Her zaman yanyana olamıyoruz ( parazitler var çünkü) ama kalplerimiz bir. =) En güzeli de beni anlıyolar,ben de onları anlıyorum hep hayatımda olmalarını istiyorumm.Seviyorumm onları çok çok çok xD

7 Ağustos 2009 Cuma

Bu mudur??


Kabullenmek...istemesekte boyun eymek,köşeye çekilmek,acizliğin dibine vurmak,kendini ifade edememek ve sonunda git gide yok olmak,tükenmek,bitmek.Neden böyle..?? Anlık bişey mi bu yoksa sonsuz bişey mi? Şu an bu yazdıklarımı silip,rol yapmak isteyişimi bastırıp , öyle haykırıyorum sanırım.Kimsem yok sanki ya da varolan kimselerimi ben istemiyorum:( Onlar benim istediğim kimseler değil ya da ben onlara layık değilim.Herşeyi olduğu gibi kabul ediyorum,itiraz edemiyorum.Aslında bazı şeyleri deiştirmeyi çok istiyorum ama..gücüm yetmiyo.

Bu aralar bir de korkmaya başladım.Kötü insanların varlığına inanırdım ama karşılaşmamıştım hiç.(çevremdekilerin hepsi melek sank i xD).Artık kötülerden daha çok korkuyorum,onlarla karşılaşınca yolumu deiştirmek ,kaybolmak,hatta yok olmak istiyorum.Bu kadar aciz,bu kadar korkağım işte..!! Kaplumbağa gibi kabuğumun içine gizlenmek,ve öylece kalmak istiyorum.Artık yeter ya rahat bırakın beni,benim gibileri..Size bi zararımız yok ki...:(






Ne kaldı bak ellerimde

Biliyorum gülüyorsun

Her adımımda derine

Ölüyorum...

Hayko CEPKİN